Physical education hangi ders ?

Tunaydin

Global Mod
Global Mod
Geçmişte Beden Eğitimi Neden Farklıydı?

Ertesi gün öğretmen sınıfa eski okul fotoğrafları getirdi.

Fotoğraflardan birinde öğrenciler sıraya dizilmişti. Başka bir fotoğrafta öğrenciler toplu egzersiz yapıyordu.

Mert fotoğraflara bakıp:

“Eskiden beden eğitimi daha disiplinliymiş,” dedi.

Öğretmen:

“Evet. Ama bunun arkasında dönemin toplumsal koşulları da var.”

Modern beden eğitiminin gelişiminde 19. ve 20. yüzyılda Avrupa ve Kuzey Amerika'daki okul sistemlerinin, askerî hazırlığın, ulus-devlet anlayışının ve sağlık hareketlerinin etkisi görüldü. Zaman içinde yaklaşım değişti. Sporun yalnızca disiplin veya fiziksel güç geliştirme aracı olmadığı; sağlık, sosyal gelişim, eğlence ve yaşam boyu hareketlilik açısından da önemli olduğu daha fazla vurgulanmaya başladı.

Dahası, beden eğitiminin tarihi kadınlar ve erkekler açısından da eşit ilerlemedi.

Uzun dönemler boyunca bazı spor dalları erkeklerle daha fazla özdeşleştirilirken kadınların sportif faaliyetlere katılımı çeşitli toplumsal ve kurumsal engellerle karşılaştı. Kadınların spor alanındaki görünürlüğünün artması, yalnızca sporun değil eğitim anlayışının da dönüşmesine katkı sağladı.

Elif fotoğraflara bakarak:

“Demek ki hangi sporun kime uygun görüldüğü bile toplumdan topluma değişebiliyor.”

Öğretmen:

“Kesinlikle. Bu yüzden beden eğitimine sadece kaslarımız açısından bakmak yeterli değil. Kültürün, toplumsal beklentilerin ve eğitim anlayışının da bu alan üzerinde etkisi var.”

Bu sözler sınıfta uzun süre konuşuldu.

Bir Maçtan Daha Fazlası

Cuma günü öğretmen son bir etkinlik düzenledi.

Bu kez amaç en hızlı veya en güçlü öğrenciyi bulmak değildi.

Her takımın kendi stratejisini oluşturması gerekiyordu.

Mert yine tahtaya çıktı.

“Önce güçlü olduğumuz yönleri belirleyelim.”

Elif:

“Sonra herkesin rahat edeceği görevleri konuşalım.”

Bu kez birbirlerinin cümlesini tamamlıyorlardı.

Mert stratejiyi oluşturdu.

Elif takımın iletişimini yönlendirdi.

Ayşe zamanlamayı hesapladı.

Can ise herkesin oyuna dahil olmasını sağladı.

Sonuçta takım yarışı birinci bitirmedi.

Ama öğretmen sonuçları açıklarken:

“Bugün en önemli şeyi yaptınız,” dedi. “Birlikte hareket etmeyi öğrendiniz.”

Mert itiraz etti:

“Ama birinci olmadık.”

Öğretmen gülümsedi.

“Physical Education'ın bütün amacı kazanmak olsaydı, dersin adı yalnızca yarışma olurdu.”

Spor salonunda kısa bir sessizlik oldu.

Sonra herkes güldü.

Peki Physical Education Neden Önemli?

Bu hikâyedeki öğrenciler aslında çok sıradan bir sorunun cevabını arıyordu: “Physical Education hangi ders?”

Fakat soru onları çok daha büyük bir noktaya götürdü.

Beden eğitimi, öğrencinin yalnızca fiziksel kapasitesini geliştiren bir alan olarak düşünülmemeli. Aynı zamanda iletişim, iş birliği, özgüven, sorumluluk, karar verme ve problem çözme gibi becerilerin gelişebildiği bir eğitim ortamı olabilir.

Üstelik herkes aynı fiziksel özelliklere sahip değildir.

Bir öğrenci koşuda başarılı olabilirken başka biri takım stratejisinde öne çıkabilir. Bir başka öğrenci koordinasyon gerektiren hareketlerde başarılı olabilir. Bir diğeri ise takım arkadaşlarını motive etme konusunda güçlü olabilir.

Bu nedenle iyi tasarlanmış bir beden eğitimi dersinde “en güçlü kim?” sorusundan çok, “her öğrencinin hareket edebileceği ve gelişebileceği ortamı nasıl oluşturabiliriz?” sorusu daha anlamlıdır.

Erkek öğrencilerin stratejik düşünmesi, kadın öğrencilerin empati kurması gibi kalıplara sıkışmak da bu noktada doğru değildir. Bir sınıfta hem erkek hem kadın öğrenciler stratejik olabilir, hem erkek hem kadın öğrenciler ilişkisel ve empatik davranabilir. Asıl değer, bu becerilerin birbirini tamamlamasında ortaya çıkar.

Çünkü sahada iyi bir stratejiye ihtiyaç vardır.

Ama stratejinin uygulanabilmesi için takım arkadaşlarını anlamaya da ihtiyaç vardır.

“Physical Education” Görünce Artık Aklınıza Ne Geliyor?

Hikâyenin sonunda Mert, defterinin ilk sayfasına yeniden iki kelime yazdı:

Physical Education

Altına da küçük bir not ekledi:

“Beden eğitimi. Ama sadece beden değil.”

Elif bunu görünce:

“Bence doğru yazmışsın,” dedi.

Mert:

“Eskiden biri bana Physical Education hangi ders diye sorsa sadece ‘beden eğitimi’ derdim.”

“Şimdi?”

“Beden eğitimi ve biraz da hayat.”

Belki de bu yüzden okul derslerinin isimlerini başka bir dilde gördüğümüzde onları yalnızca kelime kelime çevirmek yerine, neyi temsil ettiklerine bakmak gerekiyor.

Physical Education = Beden Eğitimi / Beden Eğitimi ve Spor.

Fakat dersin arkasındaki fikir bundan daha geniş: hareket etmek, sağlıklı yaşamı desteklemek, bedenini tanımak, başkalarıyla iş birliği yapmak, kazanmayı ve kaybetmeyi öğrenmek, farklı yeteneklere saygı göstermek ve fiziksel aktiviteyi hayatın doğal bir parçası hâline getirmek.

Şimdi merak ettiğim şu:

Sizin okulunuzda Physical Education veya beden eğitimi dersi denildiğinde aklınıza ilk olarak ne geliyor?

Bir futbol maçı mı?

Spor salonundaki o meşhur düdük sesi mi?

Koşu sınavı mı?

Yoksa yıllar sonra bile unutamadığınız bir öğretmen, takım arkadaşınız veya kazandığınız/kaybettiğiniz bir maç mı?

Belki de bu basit ders adı, düşündüğümüzden çok daha fazla hikâyeyi içinde taşıyor.
 
Üst